Subscribe Twitter Facebook

19 Şubat 2010 Cuma

en komik türk filmi arog!!!

yetti artık blog..sinirliyim agresifim üstüme gelmeyinn..neden benim gibi sakin bi insanı geriyosunuz yahu?

eheheh çok ilginç bir giriş yaptım yaa..şimdi gerildim de okadar da deil yani.nedeni ise arog..evet evet bildiğiniz şu cem yılmazın filmi olan arog..ben bu filmi beğendim kardeşim..çünkü gayet komik bi filmdi..çewremdeki bir iki kişi hariç -hatta sadece bir kişi, o kişi de burak- bu filmi beğenen kimse görmedim..herkesin mi bu filme gıcığı vardır anlamadım kii..hele hele en acısı beğendiğin bu filmi tekrar bi arkadaşınla izlersin ve arkadaşın filmin çoğunda odadan çıkmıştır, teliyle uğraşmıştır falan filan sonunda flim biter ve arkadaşın tepkisi:''ayy berbat bi film bu mudur yani''olmasıdır..(içime oturmuştu bi aralar konu açılmışken yazıım dedim)

elbetteki bu film hayatımın filmi deil ya da kült filmlerle falan karşılaştırmıorum..çünkü izlerken türk yapımı bir komedi filmi izlediğimin farkındalığıyla izledim..ve böyle izleyince gayette güldüm eğlendim..amaaaa sen bu filme gelipte bir yüzüklerin efendisi beklentisiyle izlersen beğenmesin tabi arkadaşımm

arog komedi filmi beklentisiyle izlenildiğince beklentiyi oldukça karşılayan bir filmdir..hayır şunu da anlamıorum bu film kötü diosun espriler berbat diosun ozaman bana bundan daha iyi komedi türü türk filmi göster diorumm..ancak ve ancak gora çıkabilir..zaten arog un beğenilmeme nedenlerinden biri de goranın çok beğenilmesi olmuştur..duyduğum en komik nedenlerden biri de buydu zatenn

bu konuyu da taktım kafama resmen cem onun parasını yiyodur hala bana dert oldu işte..haksızlığa gelemiorum kul hakkı yiyemiorumm be blog..çok uğraştım bünyeme aykırı (?)

 neyse blog geç oldu uyucam artık benimde bir okulum war yarın gidiiim bi bakiim ne var ne yok..

16 Şubat 2010 Salı

pastalar

konu pasta olunca yazacak çok şey yok bence..hele ki bu bahsettiğim pastalar birer estetik harikasıysa bana susmak düşer..iştee benim seçtiklerim..








10 Şubat 2010 Çarşamba

a beautiful mind / akıl oyunları



"tanıdığınız kişilerin, bildiğiniz yerlerin, sizin için en önemli anların hiç bir zaman sizi terketmediğini, ölmediğini fakat zaten hiç bir zaman da varolmadığını aniden öğrendiğinizi hayal edin.
bu nasıl bir cehennem olurdu?"


2 Şubat 2010 Salı

ahududu / dayanılmaz hafif bi'şey

''Ahular / Dudular birbirini ağırlar ( atagözü ) Ahududu.org sitesi bir anlık mesajlaşma servisidir. Abisi "Omegle" oluşumudur. Saygımız sevgimiz sonsuz falandır. Ahududu.org sitesi herhangi bir ticari gaye gütmez. ( şimdilik ) Sizin hangi gayeler güderek birbiriniz arasında güdüşeceğiniz tamamen güdümünüze kalmıştır.

Seviyeli, hoş, naif sohbetler yapmanızdan azcık elit, cool, narsist, meşrep olmanızdan yana dileklerimizi ilgilerinize sunarız.

Not: Ahududu'da yapacağınız konuşmalar iki kişi arasında geçmektedir. Herhangi bir kanuni hüküm gerektirmedikçe veya bizim yöneticilerden biri merak masturbasyonu gerçekleştirmek istemedikçe konuşmalar 3. tekil şahıslar tarafından incelenmez, irdelenmezler. Hem zaten belirli periyodlarda kendilerini siliyoruz. Tutup ne yapcağız ?''

ahududu.org bu şekilde karşılıyor bizi.hemen konuşmaya başla(rmısın) butonuna basıorum ve girişteki esprili dil devam ediyor: ''Katılımcı konuşmaya dahil oldu :) Sakin Ol. Ona insan gibi merhaba de.Ya da direkt cinsiyet sor, msn iste, ekranı öp, amuda kalk. Anında karakterini deşifre et. Tüh lan sana!''

ahududu.org hızla yayılan ve büyüyen bir site..çok eğlenceli..
benden size öneri; deneyin görün sevgili okurlarım :)

24 Ocak 2010 Pazar

500 days of summer / aşkın 500 günü

Bu, genç adamın genç kızla tanışma hikayesidir
Ama şunu bilmelisiniz ki; bu bir aşk hikayesi değil..



biraz önce izledim bu filmi ve biter bitmez hemen bloga koştum.son zamanlarda hatta şimdiye kadar izlediğim en iyi filmlerden bir tanesi bu film.
tom hansen'ın (joseph gordon-levitt), summer finn'e (zooey deschanel) olan aşkının 500 gününü anlatıyor. ama anlatış şekli çok farklı..günlerin sıralaması karışık en başta.tom'un zihninde dolaşıyor gibiyiz film boyunca.filmin en güzel sahnesi de ekranın  2ye bölünüp bir tarafında hayallerin bir tarafında gerçeklerin gösterildiği sahneydi.



film başıyla sonuyla gidişatıyla çok başka bir film.özellikle müzikleri harika..the smiths hayranı oldum çıktım filmden sonra :)
okadar güzel sahneler var ki filmde örneğin ikea da geçen bölüm ya da tom'un aşkının karşılıklı olduğunu anlayıp dışarı çıktığında herkesin gülümsemesi dans etmesi hele o disney filmlerinden fırlamış mavi kuş :) veya üzüldüğü anda dış dünyanın siyah beyaza dönmesi ve gittiçke silinmesi..
kısacası bu filme bayıldım..senaristlerinin yönetmeninin önünde saygıyla eğiliyorum ve izleyin izlettirin diyorum :)









-peki, ama neyin değiştiğini anlamıyorum.ne oldu?
-bir sabah uyandım ve biliyordum.
-neyi biliyordun?
-seninleyken asla emin olamadığım şeyi..


19 Ocak 2010 Salı

2010un ilk yazısı



yazmayalı bir yıl olmuş diyerek iğrenç bi espriyle girmek istiorum konuya..bunu yazınca günlüğüm geldi aklıma..her sayfaya ''sana yazmayalı uzun zaman oldu be günlük'' dierek başlayan bi insanım çünkü :)
neyse efendim 2010 yılına girdik kısa bi süre önce.zamanım olsaydı da yeni yılınızı buradan kutlasaydım..biliosunuz çok yoğun bi insanım (int-tv-uyku üçgeni bermuda şeytan üçgeninden beter sevgili okuyanlarım ).

bu arada altın küre ödülleri verildi.en iyi yönetmen ve en iyi film avatar'ın.hala izleyemedim bu filmi de..izlemek de hiç içimden gelmio nedense mavi yaratıklar falan pek çekici deil yahuu..

ezel atv ye geçti (wuu bomba haber)

final haftasındayım şuan. : ( 5sınawı 3 haftaya yayan zihniyeti kınıyorum ayrıca..

2010un ilk felaketi: haiti de yaşanan depremdi :(..ölü sayısı 200bindi son duyduğumda..depremi yaşayan biri olarak yaralarını biran önce sarmalarını diliyorum..

16 Aralık 2009 Çarşamba

yazar odaları

bugün gazete okurken dikkatimi çekti hemen sizinle paylaşıım dedim..işte yazarların çalışma odalarından birkaçı..
                                                               
                                                              Charles Darwin


George Bernard Shaw


Jane Austen


Rudyard Kipling


Virginia Woolf


Charlotte Mendelson


Maggie Gee


Roald Dahl


JG Ballard

 
Powered by Blogger