Subscribe Twitter Facebook

1 Ekim 2012 Pazartesi

Kraliyet Gelinlikleri

Ünlülerin gelinlikleri ile ilgili araştırmalar yaparken karşıma birbirinden asil kraliyet gelinleri çıktı. Ünlüler ile aynı başlık altına bu gelinleri koymak olmazdı, bu nedenle Kraliyet gelinleri ve onların birbirinden sade ve şık gelinliklerini ayrı bir başlık alında topladım..

Danimarka Veliaht Prensi Frederik ve Prenses Mary - 2004

İspanya Veliaht Prensi Felipe ve Prenses Letizia - 2004 

Danimarka Prensi Joachim ve Prenses Marie

Norveç Veliaht Prensi Haakon ve Prenses Mette-Marit  2001

Hollanda Veliaht Prensi Willem-Alexander ve Prenses Maxima

Büyük Britanya Kraliçesi II. Elizabeth ve Kral Philip  1947

Galler Prensi Charles ve Prenses Diana  1981

Monaco Prensi Rainer ve Prenses Grace Kelly

Büyü Britanya Veliaht Prensi ve Cambridge Dükü Prens William ve Cambridge Düşesi Prenses Katherine



'Ünlü Gelinlikler'

Merhabalar sevgili blogger takipçilerim.. Uzun zamandır yazmıyordum ama artık hasret bitti, Hannah geri döndü. Tek bir fakla; artık size 5 ay boyunca Krakow (Polonya)'dan bildireceğim.
Dün gazeteye baktım da o da ne! Anne Hathaway, 2008'den beri beraber olduğu Adam Shulman ile sessiz sedasız evlenmiş. Elbette bir celebriy'e hiç yakıştıramadım bu durumu. İşte düğününden bir kaç poz..



Gelinliği Valentino imiş. Şu sıralar Sefiller filminin çekimlerini bitiren Anne, film dolayısıyla kısacıkk kestirdiği saçları ile evlenmek zorunda kalmış. Hayır 4 yıl beklemişsin bekleseydin ya 4 ay daha.. Bu nedenle Valentino gelinliğin üzerine saç bandını da takmış. Olmuş mu peki.. hiç yoktan iyidir. 
Anne'nin evliliği ve gelinliği diğer ünlüleri de aklıma getirdi acaba onlarınki nasıldı diye,ve sizler için araştırdım buldum..

cathrine zeta jones'un gelinliği çok şık, uzun kuyruk modasının olduğu zamanlardan..

Nicole Kidman- gelinliğinde bir enteresanlıklar var ama hayırlısı, kollu mu kolsuz mu ceketli mi ceketsiz mi anlamak mümkün değil..

Katie Holmes- ne giysen o yapmacık gülümsemenle çirkin olmaya mahkumsun :l

Christina Aguilera- Aman yareppiiimmm diyecek söz bulamıyorum, Seda Sayan'ın Amerika şubesi

Gwen Stefani- aşağı tükürsem sakal, yukarı tükürsem bıyık durumu, yorumsuz

Dita Von Teese - Alışılmışın dışında bir gelinlik giymek istemiş ve başarmış, fazla söze gerek yok..

Cindy Crawford - Dita Von Teese başarmış ama sen yapamamışsın, bildiğin kombinezon giymişsin..


Victoria Beckham- En güzelini en sona sakladım, heheh hayır yani şaşırdığım durum Victoria mı daha komik David mi... O ne ya sünnet çocuğu gibi heheh, ama Victoria'nın bakışlara bakın aynı insanlara tepeden bakan o bakışlar :V Ama beni asıl kahreden o ayrım ayrım duran perçemler :F




14 Ağustos 2012 Salı

Better With You



Sadece bir sezonluk şeker tadında bir önerim olacak sizlere: better with you! Üç çifttin ilişkilerinin benzer ve farklı yönleri üzerinde duran dizi malesef uzun soluklu olamamış ve ikinci sezonu çekilmemiş. 
Eğer şu günlerde siz de benim kadar sıkılıyorsanız bu sitcomu izlemelisiniz..



22 Temmuz 2012 Pazar

Yaz mı Gelmiş?



Her zaman ki gibi bu seferde uzun zamandır yazmadığımı keşfederek dedim artık bir şeyler yazmanın sırası gelmiş. Bir baktım bütün blogger büyük bir değişim ve dönüşüm içine girmiş. Yazı yazdığımız bölüm bile farklı. Her daim eskiyi seven ben tabiki de bu değişimden pek haz etmedim :(
Asıl söylemek istediğim şey şuydu: Bütün kış karınca gibi (kibar tabirle) çalışan insanlar gibi bende yazın geldiğini, artık tatile çıktığımızı yeni farkettim. Elbetteki bu geç farkediş ramazan dolayısıyla sıkıntıdan patlamaya başlamamla oldu. Bu yaz da gündüzleri eve tıkılmış durumdaysak yapacak şeyler dizi-film izlemek, kitap okumak ve müzik dinlemekten öteye gidemeyecektir. Bu nedenle önümüzdeki bir kaç yazım sizlere bu konularda öneriler sunmak olacaktır :)



20 Nisan 2012 Cuma

P.S. I Love You





Dear Holly,

I don't have much time. I don't mean literally, I mean you're out buying ice cream and you'll be home soon. But I have a feeling this is the last letter, because there is only one thing left to tell you. It isn't to go down memory lane or make you buy a lamp, you can take care of yourself without any help from me. It's to tell you how much you move me, how you changed me. You made me a man, by loving me Holly. And for that, I am eternally grateful... literally. If you can promise me anything, promise me that whenever you're sad, or unsure, or you lose complete faith, that you'll try to see yourself through my eyes. Thank you for the honor of being my wife. I'm a man with no regrets. How lucky am I. You made my life, Holly. But I'm just one chapter in yours. There'll be more. I promise. So here it comes, the big one. Don't be afraid to fall in love again. Watch out for that signal, when life as you know it ends.

P.S. I will always love you.

20 Mart 2012 Salı

Crazy, Stupid, Love.


Şu sıralar eğlenceli bir film izlemek istiyorsanız, size önerim crazy, stupid love! Yanlış hatırlamıyorsam vizyona geçen sene giren film romantik komedi. Ama içinde geçen zeki esprilerle çıtayı yükseltmiş, ve film boyunca birbirnden çok alakasız duran olay ve kişilerin bağlandığı bölüm filmin en süpriz ve komik sahnesi.

Not: Filmi izlerken tek anlayamayacağınız şey Ryan Gosling'e yakıştırılan Emma Stone olabilir. Ki ben normalde Emma'yı severdim ama bu filmde erkek gibi konuşup gülmesi sadece beni değil, izleyen herkesi yeterince kendinden soğutmaya yetti. Herhalde başka kızıl bulamadılar diyorum, ayrıntıya inmiyorum. İzleyin, izlettirin..

 cal: how about we say what we want on three? one, two, three.
emily: i want a divorce.
 cal: [at the same time] creme brulee.

seriously, it's like you're photoshopped!



7 Şubat 2012 Salı

Vincent and The Doctor



Bugünlerde bir doctor who izleme aşkı sardı ki her yanımı sormayın gitsin. Hayır yani 10.doktor David Tennant gittikten sonra, doktor who benim için bitmiştir deyip karaları bağlayan ben değildim sanki. Matt Smith'e ısınmak hiç kolay olmayacak, bir dizi izliyordum o da bitti diye kendi kendime üzüm üzüm üzülürken ( gerçekten böyle bir söz öbeği olamaz bu ne ya üzüm üzüm hahaha ) bir de bakmışım ilk bölümden sevmişim Matt'i. Tabi bu durumda filmin görüntü kalitesindeki inanılmaz artış ve daha ilk gördüğümde gönlümü çalan Leadworth kasabasının etkisi yadsınamaz.


Neyse lafı fazla uzatmayayım. Doctor Who 5. sezon gerçekten çok iyi. Ancak özellikle 10.bölüm olan 'Vincent and The Doctor'. Vincent Van Gogh ile geçen bölüm Van Gogh'un tablolarından fırlamış gibi. Özellikle renkler..


Bu bölümde 2010 yılında Amy ile Van Gogh'un sergisine gelen doktor, ressamın ünlü tablolarından birinde farklı birşey görür. Ve tabiki olayı çözmek için o tablonun yapıldığı zamana Van Gohg'un yanına giderler. Bu andan itibaren müthiş bir görsel şölene hazır olun, her yerde Van Gogh tabloları ile Van Gogh'un acı dolu hayatı. Bir de tarih ressamın intiharından kısa bir süre önce olunca, melankoli ile harmanlanmış bir macera izliyoruz.


Şüphesiz bölümde en etkileyici sahne; üçü yerde uzanmışken, karanlık gökyüzünü Van Gogh'un gözünden gördüğümüz ve gökyüzünün yavaşça Van Gogh'un önemli eserlerinden biri olan Yıldızlı Gece tablosuna dönüştüğü sahneydi.


Elbette bölümde birçok etkileyici sahne bulunmakta. Depresyon ve mutluluk çok iyi anlatılmış; bunun yanında belirtmekte fayda var, bu bölümden hüzün dozu diğer doctor who bölümlerinden fazla.


Kısacası bir dizi için fazla iyi bir bölüm. Doctor Who izleyicisi değilseniz bile izleyin. Kısacası izleyin, izlettirin..
 
Powered by Blogger