neyse uzatmadan daha fazla hemmen konuya gireyim.bu dizideki blair'ın giyim tarzına hastayım.eğer bende yukarı doğu yakasının en zengin ailelerinden birinin kızı olsaydım, giyim tarzım buna çok yakın olurdu heralde.. doğruyu söylemek gerekirse bu dizideki çoğu kişi gayet güzel giyiniyor(jenny hariç kesinlikle) ama blair kendi tarzını oluşturmuş. büyük bir audrey hepburn hayranıdır kendisi sizinde resimlerden anlayacağınız gibi.işte size birkaç fotoğraf..
21 Mayıs 2010 Cuma
blair waldorf / gossip girl
itiraf ediyorum bende bir gossip girl izleyisiyim hatta taaaa ergenus zamanlarımda kitabını da okumuşluğum vardır. çok sıkı takipçisi değilim canım tvde gördükçe izliyorum.
12 Mayıs 2010 Çarşamba
El Secreto De Sus Ojos / Gözlerindeki Sır
'' temo : korkuyorum
teAmo : seni seviyorum ''
yazmayalı nekadar da çok olmuş yahu..ama bi sorun neden die..pc mi bozulmadı, vizeler mi olmadı, ödevler mi yapılmadı aman aman başımı kaşımaya vaktim olmadı yani (?)..haftasonu eskişehirdeydim..evvet zaman yaratıp gezmeyi iyi bilirim..neyse sinemaya gittik anadolu üniversitesi film festivali kapsamında.filmin adı ''gözlerindeki sır''..duyduğuma göre film önce gözlerindeki esrar diye çevrilcekmiş ama sonra gözlerindeki sır'a karar verilmiş artık ne kadar doğru ne kadar yanlış bilemeyeceğim..filmi uzun uzadıya anlatmcam izleyin izlettirin müthiş bir film..2009 en iyi yabancı film dalında oscar heykelciğide bulunur kendisinin..filmin önemli ve etkileyici sahnelerinden bazı sözleri yazayım dedim..spoiler içermez :)
''o da dövülüp tecavüze uğrayıp öldürülecek mi? idam edilirken bir yatağa yatırıp iğne yapacaklar. o durumda onun yerinde olmayı tercih ederim.''
''...başka bir hayatta değildi.
bu hayattaydı.
bu hayattı.
şimdi şunu anlamak istiyorum.
insan hayatı nasıl
böyle boş yaşayabiliyor?
koca bir hayatı boş işlerle
tüketmeyi nasıl beceriyoruz?
bunu nasıl yapıyoruz?...''
''dikkatli seç,
bize kalan sadece hatıralar
bari iyilerinden seç..''
'' lütfen.
söyle ona...
hiç olmazsa bir kez konuşsun benimle..''
teAmo : seni seviyorum ''
yazmayalı nekadar da çok olmuş yahu..ama bi sorun neden die..pc mi bozulmadı, vizeler mi olmadı, ödevler mi yapılmadı aman aman başımı kaşımaya vaktim olmadı yani (?)..haftasonu eskişehirdeydim..evvet zaman yaratıp gezmeyi iyi bilirim..neyse sinemaya gittik anadolu üniversitesi film festivali kapsamında.filmin adı ''gözlerindeki sır''..duyduğuma göre film önce gözlerindeki esrar diye çevrilcekmiş ama sonra gözlerindeki sır'a karar verilmiş artık ne kadar doğru ne kadar yanlış bilemeyeceğim..filmi uzun uzadıya anlatmcam izleyin izlettirin müthiş bir film..2009 en iyi yabancı film dalında oscar heykelciğide bulunur kendisinin..filmin önemli ve etkileyici sahnelerinden bazı sözleri yazayım dedim..spoiler içermez :)
"En kötü kısmı ise onu unutmaya başladım. Her gün onu hatırlamak için kendimi zorlamam gerekiyor. Öldürüldüğü gün Liliana bana limonlu çay yapmıştı. Gece boyu öksürmüştüm ve çayın iyi geleceğini söylemişti. Bak işte, böyle aptalca şeyleri hatırlıyorum. Sonra içime bir şüphe düşüyor: Çaya kattığı limon muydu yoksa bal mıydı diye. Bunun bir hatıra mı.. yoksa hatıranın hatırası mı olduğunu bilmiyorum."
''...başka bir hayatta değildi.
bu hayattaydı.
bu hayattı.
şimdi şunu anlamak istiyorum.
insan hayatı nasıl
böyle boş yaşayabiliyor?
koca bir hayatı boş işlerle
tüketmeyi nasıl beceriyoruz?
bunu nasıl yapıyoruz?...''
''dikkatli seç,
bize kalan sadece hatıralar
bari iyilerinden seç..''
'' lütfen.
söyle ona...
hiç olmazsa bir kez konuşsun benimle..''
21 Mart 2010 Pazar
paris je t'aime
paris..yemeğin, sanatın ve elbetteki aşkın şehri..paris seni seviyorum yaklaşık 20 tane kısa filmden oluşan büyük bir film..
aşkın her hali işlenmiş filmde...2 pandomim ustasının aşkı mı dersiniz, bir kadının oğluna olan aşkı mı yoksa bir eroin satıcısının müşterisine olanı mı..dedim ya her türlü aşk vardı bu filmde. platonik aşkına kahve ısmarlamak için peşinden gitmesi yüzünden dayak yiyen ve ölmeden saniyeler önce aşık olduğu kızın kendisine kahve ısmarlaması mesela..
ya da oyuncu bir kadının kör adamla olan aşkı ve aşklarının değişim evrelerinin o mükemmel anlatımı.. iki eski aşığın oturup yeni hayatlarını konuşmaları...aşıklar şehri pariste metroda fransızca bilmeyen, fransız kültürüne uzak bir adam..kendi çocuğunu bırakıp bakıcılık yapmak için dünyanın yolunu giden bir kadın..fransızca öğrenip parise gelmiş yalnız bir kadın..ve çok daha fazlası..bu filmde her şey mümkün. oscar wilde ile de karşılaşabiliriz, vampirlerin aşkına da şahit olabilirsiniz..kısacası izleyiniz, izlettiriniz.
''bazen bu hayatı paylaşacak birinin olması iyi olur diye düşünüyorum. mesela, bir gökdelenden aşağı paris'e bakarken, birilerine 'ne kadar güzel, değil mi?' demek istiyorum. ama kimse yok..''
14.bölge
aşkın her hali işlenmiş filmde...2 pandomim ustasının aşkı mı dersiniz, bir kadının oğluna olan aşkı mı yoksa bir eroin satıcısının müşterisine olanı mı..dedim ya her türlü aşk vardı bu filmde. platonik aşkına kahve ısmarlamak için peşinden gitmesi yüzünden dayak yiyen ve ölmeden saniyeler önce aşık olduğu kızın kendisine kahve ısmarlaması mesela..
ya da oyuncu bir kadının kör adamla olan aşkı ve aşklarının değişim evrelerinin o mükemmel anlatımı.. iki eski aşığın oturup yeni hayatlarını konuşmaları...aşıklar şehri pariste metroda fransızca bilmeyen, fransız kültürüne uzak bir adam..kendi çocuğunu bırakıp bakıcılık yapmak için dünyanın yolunu giden bir kadın..fransızca öğrenip parise gelmiş yalnız bir kadın..ve çok daha fazlası..bu filmde her şey mümkün. oscar wilde ile de karşılaşabiliriz, vampirlerin aşkına da şahit olabilirsiniz..kısacası izleyiniz, izlettiriniz.
''bazen bu hayatı paylaşacak birinin olması iyi olur diye düşünüyorum. mesela, bir gökdelenden aşağı paris'e bakarken, birilerine 'ne kadar güzel, değil mi?' demek istiyorum. ama kimse yok..''
14.bölge
20 Mart 2010 Cumartesi
walk the line / sınırları aşmak
Hello, I'm Johnny Cash!
ozaman adı j.r olan johnny'nin çocukluğuyla başlıyor film. müzik sevgisini annesinden alıyor, zira babası radyo açmalarına bile kızıyor. abisi en yakın arkadaşı ve idolü ancak feci bir kazayla abisini kaybetmesi hayatında bir dönüm noktası oluyor. bu olay babası ve johnny arasında uzun süre mesafeli bir ilişki olmasına neden oluyor.
askerlik için şehre giden giden johnny burada ilk gitarını satın alır..birkaç yıl sonra evlenir.ekonomik sıkıntılara rağmen müzikten vazgeçmemesi ve iki arkadaşıyla grup kurma isteği yüzünden eşiyle arası açılır.
1955 yılında sun stüdyolarına girdiğinde başarısız bir denemenin ardından kendini kanıtlar. artık tün dünyanın hızla tanımaya başladığı siyah giyen adam johnny cash'tir..vee ilk turnesinde karşılaştığı şarkıcı june carter hayatını değiştirecektir..
johnny cash rolünde joaquin phoenix'i, june carter rolünde de reese witherspoon'u görüyoruz. carter ve cash hayatteyken oyuncuları kendileri seçmişler..bana kalırsa ikisi de harika seçim olmuş..ayrıca joaquin ve reese şarkılarda da kendi seslerini kullanmışlar ki filmden sonra soundtrackin başucu albümünüz olacağına eminim..
ayrıca filmde johnny cash ve june carter dışında elvis presley ve jerry lee lewis gibi yıldızları da göstermesiyle ayrı bir büyülemiştir beni..kısacası izleyiniz, izlettiriniz..
suçunu çoktan ödemiş mahkum için giyerim siyahları,
ama o sadece zamanın kurbanıdır..."
Johnny Cash
“‘O yıl bütün yaz radyoda “I Walk the Line’ çalmıştı. O güne dek duyduğum her şeyden çok farklıydı. Sesi sanki arzın merkezinden gelen bir sesti... Hem derin hem de zengin bir ses düşünün, benzersiz ve gizemli... Aslında o kalbi ve kişiliği ile, bu ülkenin ta kendisiydi.”
Bob Dylan geçen gün yine çok güzel bir film izledim.walk the line. country ve rock şarkıcısı olan johnny cash'in hayatını anlatıyor film. zaten adı da johnny cash'in ünlü şarkısı i walk the line dan geliyor..
ozaman adı j.r olan johnny'nin çocukluğuyla başlıyor film. müzik sevgisini annesinden alıyor, zira babası radyo açmalarına bile kızıyor. abisi en yakın arkadaşı ve idolü ancak feci bir kazayla abisini kaybetmesi hayatında bir dönüm noktası oluyor. bu olay babası ve johnny arasında uzun süre mesafeli bir ilişki olmasına neden oluyor.
askerlik için şehre giden giden johnny burada ilk gitarını satın alır..birkaç yıl sonra evlenir.ekonomik sıkıntılara rağmen müzikten vazgeçmemesi ve iki arkadaşıyla grup kurma isteği yüzünden eşiyle arası açılır.
1955 yılında sun stüdyolarına girdiğinde başarısız bir denemenin ardından kendini kanıtlar. artık tün dünyanın hızla tanımaya başladığı siyah giyen adam johnny cash'tir..vee ilk turnesinde karşılaştığı şarkıcı june carter hayatını değiştirecektir..
johnny cash rolünde joaquin phoenix'i, june carter rolünde de reese witherspoon'u görüyoruz. carter ve cash hayatteyken oyuncuları kendileri seçmişler..bana kalırsa ikisi de harika seçim olmuş..ayrıca joaquin ve reese şarkılarda da kendi seslerini kullanmışlar ki filmden sonra soundtrackin başucu albümünüz olacağına eminim..
ayrıca filmde johnny cash ve june carter dışında elvis presley ve jerry lee lewis gibi yıldızları da göstermesiyle ayrı bir büyülemiştir beni..kısacası izleyiniz, izlettiriniz..
Vivian - Ne o öyle, baştan aşağı simsiyah giyinmişsin. Sanki cenazeye gider gibi..
Johnny- Belki de cenazeye gidiyorumdur..
"...Ben siyahı fakirler ve ezilmişler için giyerim,
kentin umutsuz, aç tarafında yaşayanlar için,suçunu çoktan ödemiş mahkum için giyerim siyahları,
ama o sadece zamanın kurbanıdır..."
Johnny Cash
11 Mart 2010 Perşembe
asrın çifti: tim & helena
efendim tim burton ile helena bonham carter'ı tanımayan yoktur zannımca..veee bu iki muhterem şahsiyet evliymiş..evlenmeyi de bırakın 2 tane de nur topu gibi çocukları varmışş..
zaten tim burton filmlerinin vazgeçilmez oyuncusudur helena hanım..diğeri kimdir peki? evvet johnny deep..veee zaten johnny de çocukların vaftiz babasıymışş..böyle de aile şirketi kurmuşlar sevgili okuyanlarım..kötü mü etmişler? elbetteki hayırrrr..burton sineması baştacımızdır, hepimiz burton sinemasının köleleriyiz :shock:
yalnız bi fotolarına bakiim dedim..bayıldımm..birbirine bu kadar yakışan bir çift zor bulunur..bir kaç tanesini sizinlede paylaşmadan edemeyeceğimm..
zaten tim burton filmlerinin vazgeçilmez oyuncusudur helena hanım..diğeri kimdir peki? evvet johnny deep..veee zaten johnny de çocukların vaftiz babasıymışş..böyle de aile şirketi kurmuşlar sevgili okuyanlarım..kötü mü etmişler? elbetteki hayırrrr..burton sineması baştacımızdır, hepimiz burton sinemasının köleleriyiz :shock:
yalnız bi fotolarına bakiim dedim..bayıldımm..birbirine bu kadar yakışan bir çift zor bulunur..bir kaç tanesini sizinlede paylaşmadan edemeyeceğimm..
bu da evleriymiş :shock:
8 Mart 2010 Pazartesi
Kadınların Ölmeden Önce Yapması Gereken 100 Şey !
1. kapıyı kilitle
2. avazın çıktığı kadar bağır
3. merdiven boşluğuna saklan
4. kapının arkasına komidin koy
5. her gün 5 çeşit yemek yap
6. tepkisiz kal
7. ışıkları kapat
8. televizyon kumandasını kocana ver
9. tavan arasına kaç
10. eşinden az para kazan
11. çocukları doyur
12. bakımlı ol
13. kırıtmadan yürü
14. çocukların odasına kaç
15. eşinin verdiğiyle yetin
16. yolda yalnızca önüne bak
17. her sabah kahvaltısını hazır et
18. sessiz kal
19. kayınvaliden ne diyorsa onu yap
20. kapalı giyin
21. perdeleri hep kapalı tut
22. çarşıya pazara başkasını gönder
23. elbiselerini ütüle
24. komşuya sığın
25. baba evine dön
26. yorganın altında ses çıkarmadan dur
27. kocanın maçı rahat izlemesini sağla
28. evi toplu tut
29. gardırobun içine saklan
30. daha çok çocuk doğur
31. kocan isterse ilişkiye gir
32. yakınlarını çağır
33. çamaşır ipi veya benzerlerini sakla
34. sürekli evde dur
35. kaçma planı yap
36. yemeği sıcak servis et
37. çocukları kendin büyüt
38. evde silah varsa yok et
39. apartman görevlisinde yardım iste
40. misafirlikte konuşmadan otur
41. hürmetli ol
42. içkisini sen koy
43. çamaşırını yıka
44. sabırlı ol
45. başka erkeklerden uzak dur
46. yatağın altına yatarak sessiz kal
47. polise git
48. tatlı dilli ol
49. duygularını gizle
50. makyajını sil
51. evdeki sivri maddeleri ortadan kaldır
52. sabah kocandan erken kalk
53. tuzruhu, kezzap gibi temizlik maddelerini yok et
54. yastığı kalkan yap
55. jandarmaya haber ver
56. çığlık at
57. pencereden dikkat çekmemeye çalış
58. ahıra gizlen
59. töreye uy
60. yakın akrabalarını ara
61. başını ört
62. kocanın sözünü dinle
63. topuklu ayakkabı yerine düz ayakkabı giy
64. bulaşıkları yıka
65. ev temizliğini kendin yap
66. hep mutlu görün
67. kilere saklan
68. evlenir evlenmez çocuk yap
69. tekmeyi savuştur
70. saçlarını sıkı sıkı topla
71. kocanın ayaklarını yıka
72. gardıropla duvar arasına gir
73. babanın istediği bir adamla evlen
74. sokaktan yardım iste
75. cep telefonunu sürekli yanında taşı
76. en yakın arkadaşının evine koş
77. yemeği bir gün önceden hazırla
78. küvetin içine sin
79. kocanı evde rahat ettir
80. eve kocandan önce gel
81. uyuyormuş numarası yap
82. çakmak-sigara gibi yanıcı maddeleri ortadan kaldır
83. başka kadınlara göz yum
84. çevik ol, hızlı hareket et
85. kafanı iki kolunun arasına al
86. yatakta kocan ne isterse yap
87. bayılma numarası yap
88. haline şükret
89. çok hızlı koş
90. rol yap
91. yüzünü koru
92. kaçınılmaz şeylerden zevk al
93. sadece kocanla dışarı çık
94. küçülüp kendini cenin pozisyonuna getir
95. uyumlu ol
96. terlik-ayakkabıdan kaç
97. çocuğunla sen ilgilen
98. kocanın terliklerini ayağına götür
99. arkadaşlarına açıl
100. kabullen
bugün bile kadınlarımız en yakınlarından şiddet görüyor, hatta hayatlarını kaybediyor..
kadınlarımızın şiddet görmeyeceği 8 mart'ların özlemi içindeyiz..
TÜM KADINLARIN DÜNYA KADINLAR GÜNÜ KUTLU OLSUN...
aile içi şiddete son! kampanyası
2. avazın çıktığı kadar bağır
3. merdiven boşluğuna saklan
4. kapının arkasına komidin koy
5. her gün 5 çeşit yemek yap
6. tepkisiz kal
7. ışıkları kapat
8. televizyon kumandasını kocana ver
9. tavan arasına kaç
10. eşinden az para kazan
11. çocukları doyur
12. bakımlı ol
13. kırıtmadan yürü
14. çocukların odasına kaç
15. eşinin verdiğiyle yetin
16. yolda yalnızca önüne bak
17. her sabah kahvaltısını hazır et
18. sessiz kal
19. kayınvaliden ne diyorsa onu yap
20. kapalı giyin
21. perdeleri hep kapalı tut
22. çarşıya pazara başkasını gönder
23. elbiselerini ütüle
24. komşuya sığın
25. baba evine dön
26. yorganın altında ses çıkarmadan dur
27. kocanın maçı rahat izlemesini sağla
28. evi toplu tut
29. gardırobun içine saklan
30. daha çok çocuk doğur
31. kocan isterse ilişkiye gir
32. yakınlarını çağır
33. çamaşır ipi veya benzerlerini sakla
34. sürekli evde dur
35. kaçma planı yap
36. yemeği sıcak servis et
37. çocukları kendin büyüt
38. evde silah varsa yok et
39. apartman görevlisinde yardım iste
40. misafirlikte konuşmadan otur
41. hürmetli ol
42. içkisini sen koy
43. çamaşırını yıka
44. sabırlı ol
45. başka erkeklerden uzak dur
46. yatağın altına yatarak sessiz kal
47. polise git
48. tatlı dilli ol
49. duygularını gizle
50. makyajını sil
51. evdeki sivri maddeleri ortadan kaldır
52. sabah kocandan erken kalk
53. tuzruhu, kezzap gibi temizlik maddelerini yok et
54. yastığı kalkan yap
55. jandarmaya haber ver
56. çığlık at
57. pencereden dikkat çekmemeye çalış
58. ahıra gizlen
59. töreye uy
60. yakın akrabalarını ara
61. başını ört
62. kocanın sözünü dinle
63. topuklu ayakkabı yerine düz ayakkabı giy
64. bulaşıkları yıka
65. ev temizliğini kendin yap
66. hep mutlu görün
67. kilere saklan
68. evlenir evlenmez çocuk yap
69. tekmeyi savuştur
70. saçlarını sıkı sıkı topla
71. kocanın ayaklarını yıka
72. gardıropla duvar arasına gir
73. babanın istediği bir adamla evlen
74. sokaktan yardım iste
75. cep telefonunu sürekli yanında taşı
76. en yakın arkadaşının evine koş
77. yemeği bir gün önceden hazırla
78. küvetin içine sin
79. kocanı evde rahat ettir
80. eve kocandan önce gel
81. uyuyormuş numarası yap
82. çakmak-sigara gibi yanıcı maddeleri ortadan kaldır
83. başka kadınlara göz yum
84. çevik ol, hızlı hareket et
85. kafanı iki kolunun arasına al
86. yatakta kocan ne isterse yap
87. bayılma numarası yap
88. haline şükret
89. çok hızlı koş
90. rol yap
91. yüzünü koru
92. kaçınılmaz şeylerden zevk al
93. sadece kocanla dışarı çık
94. küçülüp kendini cenin pozisyonuna getir
95. uyumlu ol
96. terlik-ayakkabıdan kaç
97. çocuğunla sen ilgilen
98. kocanın terliklerini ayağına götür
99. arkadaşlarına açıl
100. kabullen
bugün bile kadınlarımız en yakınlarından şiddet görüyor, hatta hayatlarını kaybediyor..
kadınlarımızın şiddet görmeyeceği 8 mart'ların özlemi içindeyiz..
TÜM KADINLARIN DÜNYA KADINLAR GÜNÜ KUTLU OLSUN...
aile içi şiddete son! kampanyası
19 Şubat 2010 Cuma
en komik türk filmi arog!!!
yetti artık blog..sinirliyim agresifim üstüme gelmeyinn..neden benim gibi sakin bi insanı geriyosunuz yahu?
eheheh çok ilginç bir giriş yaptım yaa..şimdi gerildim de okadar da deil yani.nedeni ise arog..evet evet bildiğiniz şu cem yılmazın filmi olan arog..ben bu filmi beğendim kardeşim..çünkü gayet komik bi filmdi..çewremdeki bir iki kişi hariç -hatta sadece bir kişi, o kişi de burak- bu filmi beğenen kimse görmedim..herkesin mi bu filme gıcığı vardır anlamadım kii..hele hele en acısı beğendiğin bu filmi tekrar bi arkadaşınla izlersin ve arkadaşın filmin çoğunda odadan çıkmıştır, teliyle uğraşmıştır falan filan sonunda flim biter ve arkadaşın tepkisi:''ayy berbat bi film bu mudur yani''olmasıdır..(içime oturmuştu bi aralar konu açılmışken yazıım dedim)
elbetteki bu film hayatımın filmi deil ya da kült filmlerle falan karşılaştırmıorum..çünkü izlerken türk yapımı bir komedi filmi izlediğimin farkındalığıyla izledim..ve böyle izleyince gayette güldüm eğlendim..amaaaa sen bu filme gelipte bir yüzüklerin efendisi beklentisiyle izlersen beğenmesin tabi arkadaşımm
arog komedi filmi beklentisiyle izlenildiğince beklentiyi oldukça karşılayan bir filmdir..hayır şunu da anlamıorum bu film kötü diosun espriler berbat diosun ozaman bana bundan daha iyi komedi türü türk filmi göster diorumm..ancak ve ancak gora çıkabilir..zaten arog un beğenilmeme nedenlerinden biri de goranın çok beğenilmesi olmuştur..duyduğum en komik nedenlerden biri de buydu zatenn
bu konuyu da taktım kafama resmen cem onun parasını yiyodur hala bana dert oldu işte..haksızlığa gelemiorum kul hakkı yiyemiorumm be blog..çok uğraştım bünyeme aykırı (?)
neyse blog geç oldu uyucam artık benimde bir okulum war yarın gidiiim bi bakiim ne var ne yok..
eheheh çok ilginç bir giriş yaptım yaa..şimdi gerildim de okadar da deil yani.nedeni ise arog..evet evet bildiğiniz şu cem yılmazın filmi olan arog..ben bu filmi beğendim kardeşim..çünkü gayet komik bi filmdi..çewremdeki bir iki kişi hariç -hatta sadece bir kişi, o kişi de burak- bu filmi beğenen kimse görmedim..herkesin mi bu filme gıcığı vardır anlamadım kii..hele hele en acısı beğendiğin bu filmi tekrar bi arkadaşınla izlersin ve arkadaşın filmin çoğunda odadan çıkmıştır, teliyle uğraşmıştır falan filan sonunda flim biter ve arkadaşın tepkisi:''ayy berbat bi film bu mudur yani''olmasıdır..(içime oturmuştu bi aralar konu açılmışken yazıım dedim)
elbetteki bu film hayatımın filmi deil ya da kült filmlerle falan karşılaştırmıorum..çünkü izlerken türk yapımı bir komedi filmi izlediğimin farkındalığıyla izledim..ve böyle izleyince gayette güldüm eğlendim..amaaaa sen bu filme gelipte bir yüzüklerin efendisi beklentisiyle izlersen beğenmesin tabi arkadaşımm
arog komedi filmi beklentisiyle izlenildiğince beklentiyi oldukça karşılayan bir filmdir..hayır şunu da anlamıorum bu film kötü diosun espriler berbat diosun ozaman bana bundan daha iyi komedi türü türk filmi göster diorumm..ancak ve ancak gora çıkabilir..zaten arog un beğenilmeme nedenlerinden biri de goranın çok beğenilmesi olmuştur..duyduğum en komik nedenlerden biri de buydu zatenn
bu konuyu da taktım kafama resmen cem onun parasını yiyodur hala bana dert oldu işte..haksızlığa gelemiorum kul hakkı yiyemiorumm be blog..çok uğraştım bünyeme aykırı (?)
neyse blog geç oldu uyucam artık benimde bir okulum war yarın gidiiim bi bakiim ne var ne yok..
































